Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan hükümetinin yayımladığı "Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi" başlıklı düzenlemeye ilişkin sorulan yazılı bir soruya açıklamayla yanıt verdi. Atina'nın attığı bu adımın Ege Denizi'ndeki hassas dengeleri olumsuz etkileyeceğini belirten Keçeli, tek taraflı girişimlerin bölgedeki mevcut sorunları daha da derinleştirebileceğine dikkat çekti.
## Tek Taraflı Adımların Hukuki Karşılığı Var mı?
Yapılan değerlendirmede, Yunanistan'ın açıkladığı mekansal planda uluslararası antlaşmalarla egemenliği Atina'ya devredilmemiş coğrafi formasyonların da yer aldığı vurgulandı. Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi'nde birbiriyle bağlantılı karmaşık meseleler bulunduğunu hatırlatan Keçeli, bu tür idari ve mekansal kararların sahada yeni bir fiili veya hukuki durum yaratmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Keçeli, egemenliği tartışmalı ada, adacık ve kayalıkların statüsünün uluslararası antlaşmalarla belirlenmiş olduğunu kaydederek, bu alanlardaki tek taraflı tasarrufların hem uluslararası hukuka hem de iki ülke arasındaki diyalog anlayışına aykırı olduğunu belirtti.
## Kararlar Türkiye Açısından Neden Hükümsüz?
Yunanistan tarafından duyurulan çerçevenin hukuki boyutuna değinen Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ilan edilen kararların ve hazırlanan haritaların Türkiye nezdinde herhangi bir hukuki geçerliliği ve bağlayıcılığı olmayacağını net bir şekilde ifade etti. Ankara'nın Ege'deki meşru hak ve çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığı yeniden teyit edilirken, bu hakların ihlaline müsaade edilmeyeceği kaydedildi.
Türkiye, Ege Denizi'ne kıyıdaş iki komşu ülke arasındaki tüm anlaşmazlıkların uluslararası hukuk, iyi komşuluk ilişkileri ve samimi diyalog ilkesi çerçevesinde ele alınması gerektiği yönündeki tutumunu sürdürüyor. Açıklamada, Atina'nın Ege'deki iddialarını pekiştirme amacına yönelik idari adımlar yerine diplomatik kanalları işletmesinin önemine işaret ediliyor.



